GENEL BAŞKANIMIZ REMZİ KARATAŞ ;
’’EMEKLİLER İÇİN ATACAĞIMIZ ADIMLAR, GELECEĞİMİZİ BELİRLEYECEKTİR!
Bunun içindir ki biz, HAK EMEK-DER olarak öncelikli olarak istihdamın çoğaltılmasından yanayız. Tüm platformlarda bunu dile getiriyoruz. Hep birlikte geleceğimizle ilgili planlama yapmak istiyor isek, mutlaka ve mutlaka istihdamın çoğaltılması gerekmektedir. Sistemin yürütülmesi için mutlak zorunluluktur.’’
HAK-EMEK DER, Türkiye’nin en büyük işçi konfederasyonlarından birisi olan HAK-İŞ çatısı altında kurulmuş bir sivil toplum kuruluşudur. Kuruluşumuzun üzerinden kısa bir zaman geçmesine rağmen, emeklilerimizin bize olan teveccühüne teşekkür ediyorum.
Yakından bildiğiniz üzere emekliler demek; aktif iş gücü piyasasından ayrılmış, toplumsal yaşamın bir başka evresini yaşayan, yaşlılık aylığı almaya hak kazanmış bir topluluk demektir.
Ülkemizde özellikle son yıllarda artan enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle bizler artık emekli arkadaşlarımızın büyük bir bölümünü “Emekli Emekçi olarak” tanımlıyoruz.
HAK-EMEK-DER aslında dernek olarak kazandığı şu anki statüsünü etkili çalışmalar ve her geçen gün artan üye sayısı eşliğinde sendika statüsüne taşımayı hedeflemektedir.
Emeklilerimize Sendikal Örgütlenme hakkı verilmelidir!
Teknolojik gelişmelerin ve yaşam koşullarının iyileşmesi, insan ömrünün uzamasına, yaşam kalitesinin de artmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla ülkelerin yaşlı nüfus oranlarının artması da bunlarla paralel seyretmektedir.
Ülkemizde de genel perspektiften baktığımızda durum böyledir. İşgücü piyasasından yaşları ve kıdemleri nedeniyle ayrılan insanlar emeklilik adı verilen bir başka süreçle tanışmaktadır.
Aktif çalışma hayatını sonlandırmış, isteğine bağlı ya da gelir yetersizliği nedeni ile bir işte çalışmaya devam etmek zorunda kalan emeklilerimizin milli gelirden aldıkları payın azalması, bu kesimlerin başta yoksulluk ve hayat pahalılığı olmak üzere çeşitli sorunlarla yüzleşmesine, mücadele etmesine sebebiyet vermiştir.
Biz sendikacılıktan gelen, yani hak aramayı kendimize temel hedef kabul etmiş insanlarız, yapılarız. Dolayısıyla bizlerin sahip olduğu toplu pazarlık mekanizmalarının örgütlenme ve hak arama açısından benzer diğer kuruluşlardan farklı bir yanı da bulunmaktadır.
Ancak sendikal örgütlenme hakkının sadece aktif çalışma ilişkisi ile sınırlandırılması, bu ilişkinin dışında kalan ve emeğini hayatı boyunca çalışarak kazanmış ve sendikal hareketin içinde büyük katkılar sağlamış emekli emekçileri de üzmektedir.
Toplum hayatında çok büyük bir grubu oluşturan bu yapıdan gerek çalışma hayatında gerekse de sendikal mücadelede sahip oldukları deneyimler çerçevesinde yararlanılamaması her iki alanda da büyük kayıplara neden olmaktadır.
Bu açıdan bakıldığında aktif çalışma yaşamını tamamlayarak emeklilik sürecine ulaşan ya da bu süreçte de çalışmasına devam ederek deneyimlerini aktarmayı sürdüren emekçilerin örgütlülüğü, haklarının korunması, sorunlarının daha iyi anlaşılması ve kendilerine yönelik geliştirilecek politikaların etkinliği bakımından önemlidir.
İşte bizim için HAK-EMEK-DER’in kuruluş amacı tam da bu cümlelerde saklıdır.
Çünkü bizler, milli gelirden alınan payın geliştirilmesi, yaşlı nüfusun insan onuruna yakışır bir hayat seviyesine ulaştırılması ile mümkün olacağı inancı ile harekete geçtik ve Derneğimizi kurduk.
HAK-İŞ’in çalışma hayatına yön veren hak ve ahlaki temelli mücadelesinin emeklileri de kapsayacak bir düzleme taşınması sivil toplum sorumluluğumuzun bir gereğidir.
HAK EMEK-DER aktif çalışma hayatını onuruyla tamamlayan, alnının teri ve ödediği priminin karşılığını hakkıyla alabilmesinin yoludur.
Özet bir cümleyle belirtmek istersem; HAK EMEK-DER; hayata karşı onurluca tutunmak isteyen bir kesimi temsil amacıyla gerçek bir ihtiyaçtan doğmuştur.
Emeklilerimizin güncel sorunlarına odaklanmalıyız!
Emeklinin güncel pek çok sorunu bulunuyor. Çünkü bu insanlar yaşamlarının büyük bir kısmını çalışarak geçiriyorlar. Dolayısıyla aktif çalışma hayatı sona erdiğinde geçimlerini, sistemin kendilerine sağladığı standartları koruyacak bir maaş ile ancak sağlayabileceklerdir.
Ama ne yazık ki bugün gelinen noktada bunu söylemek mümkün değil. Ülkemizde emeklilerin enflasyon ve hayat pahalılığı başta olmak üzere çözüm bekleyen önemli sorunları vardır.
Özellikle emekli aylıklarında çalışma statülerine ve zaman zaman yapılan mevzuat değişikliklerine bağlı farklılıklar büyük bir adaletsizliğin yaşanmasına neden oldu. Sosyal güvenlik sisteminde yıllar içinde yapılan değişiklikler, yaş ve sigorta süreleri bakımından bazı emekli grupları üzerinde büyük haksızlıklara sebebiyet verdi.
Her ne kadar Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesi ile bu sorunların üstesinden gelinmeye çalışılmışsa da her yeni düzenleme yeni mağdur grupların oluşmasını ne yazık ki önleyemedi.
Sosyal Güvenlik Sisteminde kapsamlı bir reforma ihtiyaç vardır!
Sistem emekliyi kendi alışmış olduğu geçim statüsünün gerisine ittiği için, insanların pek çoğu artık emekliliğini geciktirmenin yolunu aramaya başladı. Bu da kamudaki istihdamın sürekliliği açısından ayrıca bir problem doğurdu.
Özel sektör açısından da geçinmek için çalışmak zorunda kalan emekliler ucuz işgücü olarak değerlendiriliyor ve bu durum kayıtsız çalışmanın önünü açıyor ne yazık ki. Bu aslında insan onurunu hiçe sayan bir durumdur.
Sosyal güvenlik rejiminde prim ve emekli aylığı dengesini koruyan ve emeklileri hayat pahalılığına mahkûm etmeyecek kapsamlı bir reform düzenlemesi tüm emeklilerin öncelikli beklentisidir.
Emeklilerin yaşlılık dönemlerinde önemli sorunlarından birinin de sağlık ve bakım hizmetlerine artan talep olduğu çok açık. Bütün yaşamını ülkesine ve toplumuna adayan emeklinin yaşlılık döneminde bu hizmetlere erişiminin kolaylaştırılması ve hizmet kalitesinin artırılması büyük önem taşıyor. Emeklilik döneminde sağlanacak hizmetlerin yaşam kalitesi ve huzuru üzerindeki etkileri göz ardı edilmeden ve hayatı boyunca verilmiş bir emeğin karşılığı olarak değerlendirilerek hak temelli düzenlemelere ihtiyaç var.
HAK-EMEK DER olarak başta hayat pahalılığı ve emeklilik dönemi destekleri olmak üzere, üyelerimizi ilgilendiren her alanda bilimsel ve teknik çalışmalar yaparak karar vericileri etkileme gayreti içinde olacağız.
Emeklilik dönemi için ortaya çıkan ihtiyaçları bir lütuf olarak değil hak temelli mücadelemizin bir sonucu olarak elde etme mücadelesi yürütüyoruz. HAK-İŞ’imizin insani ve ahlaki değerlere dayalı mücadelesinin kapsamını emeklilerle daha da büyüteceğiz.
Şunu da önemle söylemek isterim; meselenin sadece siyasi bir popülizm içinde değerlendirilmesinden ve emeklinin sadece seçim zamanlarında hatırlanan ve sonrasında unutulan bir kesim olarak nitelendirilmesinden de rahatsızız.
Bu yüzden de çalışma hayatında yürütülen sendikal mücadelenin bir benzerini, emeklilik döneminde de karalılıkla uygulama ihtiyacı bulunuyor.
Bu niyetlerle Dernek olarak HAK-İş’in erdemli yol yürüyüşüne katılmış, emek mücadelesinin neferi olmuş, sendikal mücadelenin zorluklarına katlanmış ve artık bugün emeklilik dönemine ulaşmış tüm kardeşlerimizi yeni bir mücadeleye çağırıyor, tüm emekli emekçileri HAK EMEK-DER çatısı altında örgütlenerek, milyonların duygularına tercüman olmaya ve onları temsil etmeye davet ediyoruz.
Sendikal mücadele sahip olduğumuz deneyim ve birikimlerimizi, emeklilerimizin hakettikleri örgütlü mücadele ile HAK EMEK-DER’le devam ettireceğiz.
Ülke gerçekleriyle uyumlu doğru adımlar atmak zorundayız!
Biz, sadece bugünün emeklileri için değil, geleceğin emeklileri için de mücadele ediyoruz. Bugün atacağımız adımlar, geleceğimizi belirleyecektir. Onun için bugün mutlaka Türkiye gerçeklerinden de kopmadan doğru adımlar atmak zorundayız.
Onun için de tüm emeklilerimizi ve çalışanlarımızı bu mücadeleye davet ediyoruz. Bugünün çalışanı yarının emeklisi demektir. Bugün emeklilik sistemini doğru analiz eder, doğru sonuçlar alabilirsek, doğru biçimde kurgular ve yarınlarımızı da insanca yaşayabilir şartlarda hazırlayabiliriz. Emeklilerimiz hayat boyu verdikleri emeğin karşılığını, ilerleyen hayatlarında da mutlaka almalıdırlar.
Bunu başarmak için de mutlaka örgütlü güç olmaya ihtiyacımız var. HAK EMEK-DER olarak zaten bizim kuruluş amacımız budur.
Bunun içindir ki biz, HAK EMEK-DER olarak öncelikli olarak istihdamın çoğaltılmasından yanayız. Tüm platformlarda bunu dile getiriyoruz. Hep birlikte geleceğimizle ilgili planlama yapmak istiyor isek, mutlaka ve mutlaka istihdamın çoğaltılması gerekmektedir. Sistemin yürütülmesi için mutlak zorunluluktur.
|