ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANIMIZ PROF. DR. VEDAT IŞIKHAN DERNEĞİMİZİ ZİYARET ETTİ
HAK-EMEK DER Genel Başkanı Karataş: “Sosyal güvenlik sistemi niteliksel olarak güçlendirilmelidir”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, HAK-EMEK DER Genel Başkanımız Remzi Karataş’ı ziyaret etti. Gerçekleşen ziyarette, emeklilerin mevcut durumunu, yapısal sorunlarını ve çözüm önerilerini içeren kapsamlı rapor Bakan Işıkhan’a sunuldu.
Ziyarete; HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Öz Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Devlet Sert, Öz Sağlık-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Muhammed Esat Eyvaz, Öz Sağlık-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Fehmi Azboy ve Öz Sağlık-İş Sendikası Genel Sekreteri Fadlı Erdem de katılım sağladı.
YAŞLANAN NÜFUS VE ARTAN SOSYAL RİSKLER
Derneğimiz tarafından sunulan bilgi notunda, Türkiye’nin hızla yaşlanan bir demografik yapıya sahip olduğu vurgulandı. 2024 yılı itibarıyla 65 yaş üstü nüfusun 9,1 milyonu aştığı ve toplam nüfus içindeki payının %10,6’ya ulaştığı ifade edilirken, son yıllarda yaşlı nüfusun %20’nin üzerinde artış gösterdiğine dikkat çekildi .
Raporda;
- Her 4 haneden 1’inde yaşlı birey bulunduğu,
- 1,7 milyondan fazla yaşlının yalnız yaşadığı,
- Yaşlıların %23,3’ünün yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında olduğu,
- %16,4’ünün bakım desteğine ihtiyaç duyduğu tespitlerine yer verildi .
EMEKLİ MAAŞLARI VE SİSTEMSEL SORUNLAR
Genel Başkan Karataş tarafından Bakan Işıkhan’a sunulan raporda, emekli aylıklarının mevcut ekonomik koşullar karşısında yetersiz kaldığı ve özellikle tek başına yaşayan emekliler açısından ciddi bir gelir güvencesi sorunu oluştuğu ifade edildi.
Ayrıca;
- Prim gün sayısı artmasına rağmen aylıkların düşmesi,
- Taban aylık düzenlemelerinin sistemde adalet algısını zedelemesi,
- Emeklilerin gelir sahibi sayılması nedeniyle sosyal yardım mekanizmalarının dışında kalması gibi temel sorunlara dikkat çekildi .
SGDP VE ÇALIŞAN EMEKLİ GERÇEĞİ
Raporda, Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) uygulamasına ilişkin mevcut yapının yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Emekli olduktan sonra çalışmaya devam eden bireylerden yapılan kesintilerin aylığa yansımadığı, bu durumun kayıtlı istihdam açısından olumsuz teşvik oluşturduğu ifade edildi.
Çalışan emekli sayısındaki artışın, emeklilerin geçim koşullarındaki zorlanmayı açık biçimde ortaya koyduğu belirtildi .
BAKIM EKONOMİSİ VE POLİTİKA ÖNERİLERİ
Rapor kapsamında; kurumsal bakım sigortasının hayata geçirilmesi, bakım hizmetlerinin profesyonelleştirilmesi ve bu alanda istihdamın artırılması gerektiği ifade edildi.
Bunun yanı sıra;
- Aktif yaşlanma politikalarının geliştirilmesi,
- Sağlıklı yaşam süresini artıracak sosyal politikaların uygulanması,
- Yaşlıların sosyal hayata katılımının güçlendirilmesi,
- Dijital okuryazarlık ve finansal bilinçlendirme çalışmalarının yaygınlaştırılması
önerileri paylaşıldı .
“SİSTEM BÜTÜNCÜL YAKLAŞIMLA YENİDEN ELE ALINMALI”
Genel Başkanımız Karataş, sosyal güvenlik sisteminin yalnızca kapsayıcılık üzerinden değil, sağladığı korumanın etkinliği ve sürdürülebilirliği üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, sistemin bütüncül bir yaklaşımla yeniden yapılandırılmasının önemine dikkat çekti.
Gerçekleştirilen ziyaret, emeklilere yönelik politika geliştirme süreçlerinde sosyal diyalog mekanizmalarının güçlendirilmesi ve sivil toplum katkısının artırılması açısından önemli bir temas olarak değerlendirildi.
Sayın Bakanımıza arz edilen ve emeklilerin mevcut durumunu, temel sorun alanlarını ve çözüm önerilerini içeren detaylı bilgi notunun tamamı aşağıda sunulmaktadır:
HAK-EMEK DER EMEKLİLERE YÖNELİK MEVCUT DURUM ANALİZİ VE POLİTİKA ÖNERİLERİ RAPORU
2023 yılında Ankara´da kurulan derneğimiz, emeklilerin sosyal güvenlik, sağlık, bakım, dijital uyum ve örgütlenme alanlarındaki sorunlarına çözüm üretmek üzere faaliyet göstermektedir. Emeklilerin hak bilinci ve örgütlenme kapasitesini güçlendirmeyi amaçlamaktadır.
Dernek olarak, ILO tarafından desteklenen Emeklilerin Hak Savunuculuğu Konusunda Bilgi ve Farkındalıklarının Artırılması Projesi’sini yürütmekteyiz.
MEVCUT DURUM
Türkiye’de yaşlı nüfus (65+) 2024 yılı itibarıyla 9 milyon 112 bin 298 kişi olup toplam nüfusun %10,6’sını oluşturmaktadır. 2019 yılına göre yaşlı nüfus %20,7 artış göstermiştir.
Ülkemiz hızla yaşlanan bir toplum olma sürecindedir. 2019’dan bu yana yaşlı nüfusun %20’nin üzerinde artış göstermesi, önümüzdeki dönemde sosyal güvenlik, sağlık ve bakım hizmetlerine olan yönelik yeniliklere ihtiyaç olduğunu göstermektedir.
- Yaşlı nüfusun %63,4’ü 65-74 yaş grubundadır.
- Yaşlı bağımlılık oranı 2024 yılında %15,5 olmuştur. Çalışma çağındaki her 100 işçiye 15,5 emekli düşmektedir.
- Her 4 aileden 1’inde yaşlı bir fert yaşamaktadır.
- 1 milyon 750 bin 900 yaşlı tek başına yaşamaktadır.
- Yoksulluk ve sosyal dışlanma riski olan yaşlıların oranı %23,3’tür.
- Evde bakım desteğine ihtiyacı olan 65 yaş üstü yaşlı oranı %16,4’tür.
- Türkiye’de doğuşta beklenen yaşam süresi 78,1 yıl, sağlıklı yaşam süresi 57,6 yıldır.
Yaşam süresi ile sağlıklı yaşam süresi arasındaki fark yaşlılık döneminde bakım ihtiyacının önemini göstermektedir.
- 65 yaşında olan bir kişinin kalan yaşam süresi ortalama 18 yıldır.
- SGK verilerine göre 16,6 milyon sigortalının yalnızca 78.065’i 65 yaş üstündedir. Bu durum, aktif çalışma hayatının 60’lı yaşlardan sonra hızla sona erdiğini göstermektedir.
- Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) kapsamında çalışan sayısı 2017’de 713 bin iken, 2025 Haziran itibarıyla 2 milyon 156 bin 036 kişiye yükselmiştir.
Sistem uzun süreli çalışmayı teşvik etmelidir. Son 8 yılda emekli çalışan sayısı üç kat artmıştır. Bu husus emeklilerin çalışma ihtiyacının arttığını da ortaya koymaktadır.
ÖNE ÇIKAN BAŞLICA SORUNLAR
Emekli Maaşlarının Yetersizliği:
Emekli aylıkları asgari ücretin altında kalmakta, özellikle tek başına yaşayan yaşlılarda yoksulluk ve sosyal dışlanma riski artmaktadır.
Bakım İhtiyacı ve Bakım Ekonomisi:
Yaşlıların %16,4’ü evde bakım desteğine muhtaçtır. Sağlıklı yaşam süresi ile toplam yaşam süresi arasındaki fark, bakım ihtiyacını artırmaktadır. Türkiye’de kurumsal bakım sigortası bulunmamaktadır.
Sosyal Güvenlik Sisteminde Adaletsizlik:
Prim gününü artıran emekçiler dahi düşük aylık almakta, taban aylık düzenlemeleri sistemde eşitsizlik yaratmaktadır. Bu durum, kayıtlı istihdamın cazibesini azaltmaktadır.
SGDP Kesintileri:
Emekli çalışanlardan alınan %32,25 düzeyindeki SGDP kesintileri, aylığa herhangi bir katkı sağlamamaktadır. SGDP sistemi hem çalışan emeklilerin sosyal haklarını gözeten hem de kayıtlı istihdamı teşvik eden bir yapıya dönüştürülmelidir.
Aktif Yaşlanma Politikalarını ele almalıyız.
HAK EMEK-DER OLARAK YAŞLILIĞA YÖNELİK ÖNERİLERİMİZ
Emekli Sistemi yeniden ele alınmalı, emeğe dayalı bir sistem oluşturulmalıdır. Aylık hesaplama sistemi yeniden düzenlenmeli; en düşük emekli aylığı, enflasyona karşı koruyucu ve büyümeden pay alacak şekilde yapılandırılmalıdır.
- Prim günü artmasına rağmen emekli aylıkları düşmektedir.
- Sosyal Güvenlik Destek Primi Kesintilerinin Emekli Aylığına Karşılığının Bulunmamaktadır.
- Emekliler Gelir Sahibi Olarak Göründüğü İçin Sosyal Yardım Sistemine Dahil Edilmemektedir.
Sosyal Güvenlik Sistemimiz Bütüncül Bir Yaklaşımla Gözden Geçirilmelidir.
Sosyal güvenlik sisteminin başarısı yalnızca kapsadığı kişi sayısıyla değil; bu kişilere ne ölçüde etkin, yeterli ve sürdürülebilir koruma sunduğuyla ölçülmelidir. Bu nedenle sistem, niceliksel genişleme ile birlikte niteliksel güçlenmeyi de hedeflemelidir.
Bakım Sigortası ve Bakım Ekonomisi: Kurumsal bakım sigortası hayata geçirilmeli; bakım hizmetleri profesyonelleştirilmeli, bu alanda istihdam (özellikle kadın istihdamı) desteklenmelidir.
Bireysel, Asgari Gelir Yardımı Sistemi Kurulmalıdır.
Yaşlıların Sosyal Hayata Katılımı artırılmalıdır: Yalnız yaşayan yaşlılar için kulüpler, gönüllülük faaliyetleri ve sosyal destek ağları yaygınlaştırılmalıdır.
Aktif Yaşlanma Politikaları ile yaşlılık süreci desteklenmelidir.
Aktif ve Sağlıklı Yaşlanma: Sağlıklı yaşam süresini uzatacak spor, kültür ve sağlık programları hayata geçirilmelidir.
Mesleki Eğitim ve Hayat Boyu Öğrenme yolu: İşgücüne katılımı düşük yaşlı nüfus için sürekli eğitim ve üretkenlik programları oluşturulmalıdır.
Dijital Okuryazarlık ve Dolandırıcılığa Karşı Koruma Sağlanmalıdır: Yaşlılara yönelik dijital eğitimler, finansal okuryazarlık programları ve istismar karşıtı bilinçlendirme çalışmaları artırılmalıdır.
Saygılarımla arz ederim.
|